Samir Kassir’i Kim Öldürdü?

Robert Fisk

Express 119 (2011): 42. The Independent’tan, 3 Haziran 2005, çeviren: Özgür Gökmen. [PDF sürümü ]

2 Haziran 2005’te o kanlı el Lübnan’a bir kez daha uzandı ve Lübnan’ın önde gelen gazetecilerinden, Suriye rejiminin sesi en gür çıkan ve en cesur muhaliflerinden birini öldürdü.

Samir Kassir, Lübnan’da günlük yayımlanan An Nahar gazetesinin en çok tanınan köşe yazarı, muhalefetin değerli bir üyesi, yeni evli ve Beyrut’taki birçoğumuz gibi, Suriye askerleri ve istihbarat görevlilerinin Lübnan’dan çekilmesiyle[1] artık korkacak hiçbir şey kalmadığı varsayımıyla mutluca yaşayan biriydi.

Peki Samir Kassir’i kim öldürdü?

Kassir’in suikasta uğradığı gün komşularından biri bana, “evden her sabah on buçukta çıkardı, bugün de caddeden karşıya geçtiğini gördüm,” dedi. “Evden her zaman aynı saatte ayrılırdı. Arabasının kapısını açtı, içeri geçti, motoru çalıştırdı. Sonra araba havaya uçtu.”

Kassir’in 165670 plakalı Alfa-Romeo’sunda yapılan sıkı bir inceleme patlamanın kesinlikle şoför koltuğunun altından kaynaklandığı ortaya koydu. Patlama arabanın tavanını parçalamış, şoför kapısını savurmuş, vites kolunu parçalamış ve Kassir’i yandaki koltuğun üzerine fırlatmıştı. Bombayı tetikleyen, görünüşe göre kontağın çevrilmesi olmuştu.

Bu Beyrut’ta hiç kimsenin beklemediği bir şoktu—elbette suikastçılar hariç. Şubat 2005’te Almanya’nın en üst düzey dedektifi, Devlet Mehlis, beraberindeki BM ekibiyle sabık başbakan Refik Hariri cinayetini araştırmaya gelmişti. Hepimiz, Lübnan’ın katillerinin tutuklanmaktan korkarak deliklerine gizlendiklerini düşündük.

Fakat hayır, hâlâ faaller, hâlâ cinayet havasındalar. Muhalefet milletvekili ve Kassir’in arkadaşı Nesib Lahud —Lübnan’ın sonraki cumhurbaşkanı olabilir—[2] Kassir’in enkaz haline gelmiş arabasının yanında kendisiyle konuşurken gözyaşlarına boğulmuştu. Suikasttan sorumlu tuttuğu “mücrim eller”den, “istihbarat aygıtı”ndan bahsetti. Kullanmadığı tek kelime “Suriye”ydi.

Peki Samir Kassir’i kim öldürdü?

2005’in daha önceki günlerinde, Lübnan Merkezi İstihbarat Servisi’nin Suriye yanlısı başı Cemil Seyid istifa etmeden hemen önce, isterik bir biçimde, Hariri cinayetinden sorumlu tutuluyorsa, kendi kendisini tutuklamayı teklif etti. Kassir, ertesi gün, gazetecileri tehdit etmiş ve sansürlemiş olanların şimdi adaletten korktuklarını görmenin güzel olduğuna işaret eden sert bir makale yazmıştı. Lübnan’daki Suriye askeri istihbaratının başı Rüstem Gazali gazeteciye hakaretler yağdırdı.

Peki Samir Kassir’i kim öldürdü?

2001’de, Suriyelileri ve Suriye yanlısı Lübnanlı istihbarat çalışanlarını şiddetle eleştiren bir dizi makaleden sonra, Amman dönüşü havalimanı güvenliği, “hangi koşullarda alındığını teyit etmek” istediklerini iddia ederek pasaportuna el koydular.

Kassir, Filistin kökenliydi, fakat yasal olarak verilen Lübnan pasaportuyla yakın zamanda on dört kez seyahat etmişti. 2001’de, izlendiğinden şikayet etti ve komşuları istihbarat görevlilerince sorgulandıklarını iddia ettiler.

Peki Samir Kassir’i kim öldürdü?

Nesib Lahud’un cinayet sebepleri hakkında hiçbir şüphesi yok. “Mücrim eller Samir’i yetenekli bir gazeteci olduğu için öldürmediler,” diyor. “Samir’i parlak bir entelektüel olduğu için hedef almadılar. Samir’i Lübnan baharının liderlerinden biri olduğu için, muhalefetin parçası olduğu için hedef aldılar. İstihbarat aygıtıyla mücadele sona ermedi. Bu suikast bize Lübnan’ın demokrasi yürüyüşünün kolay olmayacağını göstermeyi hedefliyor.”

Önceki evliliğinden iki çocuğu bulunan Samir Kassir, uydudan yayın yapan Arabiye kanalı muhabirlerinden Jizel Huri’yle henüz evlenmişti. Genç komşularından biri bana, “artık bizi niçin rahat bırakmıyorlar?” diye sordu. “Niçin bu cinayet yöntemini kullanmaya devam etmek zorundalar? Buna son vermemiz lazım. Tüm gençlerin Lübnan’dan kaçmasını mı sağlamaya çalışıyorlar?”

Kassir’in öldürülmesinden önceki hafta An Nahar, rakibi, Hariri’nin Müstakbel gazetesinde yayımlanmakta olan bir habere el attı ve seçimlere müdahale etmek üzere —BM Güvenlik Konseyi’nin 1559 numaralı kararına meydan okuyarak— Lübnan’a geri döndüklerini iddia ettiği üç önemli Suriye istihbarat görevlisinin ismini yayımladı.

Suriye casuslarının kimliklerini açıklamak selim bir iş değil. Yayımlanan isimler şunlardı: Geçtiğimiz Nisan’a kadar Beyrut’ta mukim kıdemli Suriye istihbarat görevlisi Tuğgeneral Muhammed Halluf, Nabil Hişmeh ve vaktiyle Trablusşam’da Suriye’nin gizli işlerini yürütmüş Halil Zogheib. Suriye bu üç kişinin Lübnan’da olduğunu inkâr etti. Kassir’in ölümünden önceki cuma günü çıkan “Hata üstüne hata” başlıklı son yazısı, Suriye Baas Partisi’ne yönelik bir saldırıydı.

Peki Samir Kassir’i kim öldürdü?


  1. Suriye, BM Güvenlik Konseyi’nin 1559 numaralı kararı uyarınca Nisan 2005’te Lübnan’daki askeri güçlerini geri çekti. —ç.n.  ↩

  2. Nesib Lahud 2008’de parlamento çoğunluğu tarafından cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. Hizbullah’ın önderlik ettiği muhalefet oturumlara katılmayınca nisap sağlanamadı. Uzun süren bir krizin ardından tarafların dengeli bir siyaset izlediği için üzerine uzlaşabildikleri isim, dönemin muhalefeti tarafından Kassir suikastından sorumlu tutulan Suriye yanlısı önceki cumhurbaşkanı Emil Lahud gibi Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen Mişel Süleyman oldu. —ç.n.  ↩

Creative Commons Licence
“Samir Kassir’i Kim Öldürdü?” by Özgür Gökmen, Robert Fisk is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 Unported License.
Based on a work at ozgurgokmen.net.
Permissions beyond the scope of this license may be available at birdirbir.org/x/.
 ↩